Kalça Protezi Ameliyatları | Prof. Dr. Bülent ERDEMLİ

İlk planda kalça ekleminin kısaca yapısından bahsetmek gerekiyor. Şöyle ki kalça eklemi vücuttaki en önemli eklemlerden bir tanesi ve en büyük eklemlerden bir tanesi. Biz top yuva şeklinde bir eklem yapısına sahip olduğunu her zaman öğrencilerimize de hastalarımıza da ifade ediyoruz çünkü bunun önemi eklemin yapısını eğer tam anlatmazsanız hastalarımızın da kafasında kalça protezi ile ilgili bir şey takılacak konusunda ciddi sorun oluşabiliyor. Normalde de kalça eklemi aynen top şeklinde yani uyluk kemiğinin uç kısmında bulunan bir top ki biz buna femur başı diyoruz. Birde bunun karşısında yuva şeklinde aynen bir fincanı anımsatacak şekilde. Top yuva şeklinde ve son derece de sağlam bir eklem aslında. Yani kemik yapısı itibariyle ve etrafındaki bizim kapsül dediğimiz sıkı bağlarla çok ciddi korunmuş bir eklem fakat bu eklem normal hem yuvanın hem de o topuzun üzeri bizim kıkırdak dediğimiz düzgün pürüzsüz bir yüzeyle kaplı ve bu yüzeyin düzlüğünü de işte bizim günlük yaşantımızı sağlayan fonksiyonları işlemler ve yere çömelme, çorap giyme gibi hareketlerimizi sağlayacak olan hareketleri yapmamıza yardımcı olur. Günlük yaşantımda yataktan kalkıp tekrar yatacağınız zaman içerisinde merdiven inip çıkma, yürüme, çorap giyme, kişisel bakım, tırnaklarınızı kesmek, koşmak, tuvalete oturma kalkmak gibi tüm günlük yaşantıdaki fonksiyonlarınızın olabilmesi için kalça ekleminin normal bir yapıya sahip olması şart. Tabi sadece kalça eklemiyle olmuyor bu. Aynı şekilde dizler, ayak bileği veya gövdenin üstünde olan omuz eklemi her eklemin önemi var ama kalça eklemi özellikle diz ve kalça eklemi yük taşıyan eklemler olduğu için ister istemez diğer vücuttaki eklemlerin önleme açısından biraz daha ön plana çıkıyor.

Birtakım hastalıklar var ki kalça eklemini direkt tutabilir. Bunlarda başında bizlerin yani daha doğrusu halk arasındaki kireçlenme diye bilinen çok basit ifade edebileceğimiz hastalık özellikle de kalça eklemini veya diz eklemini tuttuğunda hastanın günlük yaşantısı çok ciddi derecede bozulan hastanın yaşam kalitesini kötü yönde etkileyen problemlere yol açıyor. Şöyle ki en sık karşılaşılan hastalıkların başında kireçlenme dedik ama bu kireçlenmenin çok değişik tipleri var. ki bunlardan bir tanesi yaşın üzerinde her hastanın ve her insanın yakalanabileceği ve yaşam süresi uzadıkça yakalanması giderek artacağı bir gurup bir de daha genç yaşlarda karşılaştığımız altında başka sebeplerin olduğu mesela ki bu ülkemizde çok sık yaşanır kalça çıkığıdır. Kalça çıkığı veya yuvanın yeterli gelişememesi durumunda ülkemizde bu hastalığın sıklığı çok yüksektir diğer toplumlara göre. Özellikle aile içinde koruyucu etki kalça çıkığı erken teşhis edildiğinde ve erken tedavi edildiğinde gerçekten başarı şansı yani tedavide başarı şansı çok yüksektir. Bulaşıcı bir hastalık değildir kalça çıkığı o nedenle burada aile içinde çok önemli. Özellikle yeni doğan dönemindeki büyün bebeklerin kalça çıkığı konusunda riskli olduğu. Tabi burada kalça çıkığı dışında gene genç yaşlarda özellikle gördüğümüz romatizma hastalıklar.

Ergenlik çağında başlayan romatoit artrit dediğimiz hastalar artık pek çok metabolik bozukluklar veya kazalara bağlı travmalara bağlı, kırıklara bağlı gelişen kireçlenmeler bunlar diğer ilk başta saydığım 55 yaşın üzerinde yaş arttıkça ortaya çıkan duruma göre daha genç ve erken yaşta yani hayatının daha aktif ve daha hareketli olduğu bir dönemde bu hastalığa yakalanabilirler. Yakalandığı zamanda ortaya çıkan özellikleri ilk başta kalça hareketlerinde içe döndürme hareketinde kısıklık. İlk planda hastanın şikayeti olur.

Baştan şikayet ağrı evet vardır ama hemen hastayı çok rahatsız etmeyebilir. Uzun yürüyüşten sonra ağrı başlar fakat hastalık arttığı zaman daha kısa yürümeler ve aktivitelerde bile görünmeye başlar hatta hastalığın son devresine ya da daha ileri aşamalarında istirahat halinde bile bırakın hastaların evden çıkmasını evin işlerini yaparken bile ağrı yaratabilir ve çoğu zamanda gece uykudan uyandıran ağrılardır. Tabi hareketler kısıtlanınca ne olacaktır kıkırdaklara bağlı eklem aralıkları daralacak hareketler kısıtlanacak. Çorap giyme, tırnaklarını kesme yani bireysel olarak yapabileceği fonksiyonlarında ancak bir başkasının yardımı ile yapabilir hale gelecektir. Dolayısıyla yaşam kalitesini çok ciddi bozar. Çok eski bir söz vardır İngiliz ata sözü dayanılması en kolay ağrı başkasının çektiği ağrılardır diye. Şimdi buradaki aslında ifade gerçekten de bizler hekimler ve hastalar yakınları eğer gördüğümüz zaman hastanın ızdırap olduğunu hissedebiliriz fakat ağrının miktarı gerçekten ancak kendisinin ifade edeceği veya cümlelere dökebileceği çünkü hasta tarafından hissedilen bir bizler açısından sübjektif oluyor o nedenle ağrı evet bazen hastalı o kadar rahatsız eder ki hasta günlük yaşamda kendisini geri plana çeker. Kalça eklemi hareketli bir eklem yapısı itibariyle hareketi sağlıyor ama bu hareketi sağlayan etrafındaki kasların sayesinde oluyor. Kaslar eğer kasılmazsa o kalça eklemini hareket ettirmesi mümkün değil. Bir müddet sonra eklem ağrısındaki bozukluk sebebiyle hareketler kısıtlanıyor bu sefer kaslar uzamamaya bağlı olarak kendisini küçülmeye bırakıyor. Kalça çıkığı bu konuda bizlerin hastalara gerçekten yeni bir yaşam sunabilecekleri bir tedavi yaklaşımı. Hastalıkların her aşamasında yani biz görür görmez tabi ki kalça protezi önermiyoruz. Öncelikle burada hasanın yaşı çok önemli. 2.’si hastalığın evresi çok önemli yani biz hastalığı eğer 4 evreye ayırıyorsak bizim kalça protezi yaptığımız evre 4. Evredir son aşamadır. Ondan önceki aşamalarda hastaya kil vermeyi öneriyoruz. İlaç tedavisi, fizik tedavisi, rehabilitasyon, dışarısında işte kısmen kaplayacak uygulamaları olabilir veya sıcak soğuk ayrı yöntemler olabilir her fizik tedavisi rehabilitasyonun uyguladığı tedavi yaklaşımları olabilir. Mesela bir deste kullanması yani tek taraflı özellikle ağrısı olan eklemin karşı tarafında bir destek kullanmak şartıyla tek bir baston kullanması ve uzun bir şekilde kullanması o kalçaya binen yükü azaltacaktır. Sonuçta burada kıkırdak yük taşıyamaz. Ama kalçamıza binen yükler 50 kilonun kat kat üstünde dolayısıyla eklem bozulduğu anda bu yükler çok çok daha artacaktır. Kilo verip geldiğiniz anda bu belki 6 ay veya 1 yıl sonraki tabloyu düzeltebilecek bir şey ama baston kullanması daha erken dönemde rahatlığı sağlayacaktır. Bu gelişim çok önemli biz eskiden veya bizim öğrenciliğimizde biz kalça protezlerine hastalara önerirken şu şekilde ifade ediyoruz yani beklentisi 20 yılın altında olan hastalara protez koyamıyoruz çünkü niye teknoloji sebebiyle o nedeniyle konulan kalça protezleri belli bir dayanma süresine veya sağ kalım oranına sahip o protez 10-15 sene o nedenle de yaş faktörü çok önem kazanıyordu. Fakat şimdi gelen teknoloji. Elimizde çok iyi geliştirilmiş ürünler var yani yeni tasarımlar ve teknolojinin bilimin son noktasına yansımasıyla uzun süre dayanıklı olabilecek özellikle genç hastalarda çünkü biz bırakın 60 yaşını eğer kalça çıkığı ile gelişen eğer bu bırakın 60 yaşları 30’lu yaşlarda hatta 20’li yaşlarda bazen protez yapmak mecburiyetinde kalıyoruz. Enfeksiyon aslında bizim çok korktuğumuz bir komplikasyon çok ciddi oranlar bugün bilindik rakamlar yani 1000 de 1. İyi merkezlerde çok nadir ama ameliyat olması gerekiyor sadece ameliyat ortamıyla ilişkin değildir. Ameliyat öncesi araştırmalar enfeksiyon var mı? Biz ameliyata başlamadan 15 dakika önce de ameliyathane ortamında antibiyotik veririz hastalara ve 24 saat süreyle buna devam ederiz. Bazen sorunlarla karşılaşabiliyoruz aslında bu böyle değil sonuçta çimentolu çimentosuz kemiğe bir tespit şekilde tercihi ama biz genellikle 75 yaşın üzerinde kemik yapısı daha zayıf olan hastalarda çimentolu protezi tercih ediyoruz daha az oranlarla ama çoğu hastamızda özellikle geç ve aktif yaş gurubu dediğimiz hastalar bunlar sadece 30’lu 40’lı yaşları düşünmeyin 60-70 yaşlara gelen hasta gurubunu biz genç olarak kabul ediyoruz o halde ki hastalara da çimentosuz kalça protezi kullanıyoruz.