Diz Protezi Ameliyatı İle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Diz Protezi Ameliyatı İle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Diz protezi ameliyatı diz ekleminde yaşanan problemlerin tedavisinde gerçekleştirilmektedir. Diz ekleminde yaşanan kireçlenme gibi deformasyonlar nedeni ile hasta yoğun ağrı hissi yaşamakla birlikte hareket kısıtlılığı da yaşamaktadır. Özellikle ileri yaşlardaki hastalarda uygulanan diz protezi ameliyatı, günümüzde oldukça konforlu ve başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. 

Diz Protezi Ameliyatı Tek Taraflı mı Yoksa Çift Taraflı mı Olmalıdır ?

Diz protezi olacak hastaların en çok merak ettiği konuların başında bu ameliyatın tek taraflı mı olmalıyım yoksa çift taraflı mı olmalıyım sorusudur. Tabi burada en önemli kriterlerden bir tanesi şudur; bir kere bu hastalık gerçekten her iki dizide, ameliyat aşamasına getirecek kadar etkilemiş midir? Bu sorunun cevabını vermek gerekir.

İkincisi hastanın yaşı burada son derece büyük önem taşımaktadır. Özellikle genç hastalarda veya ileri derecede bacakta deformesi olan hastalarda bu ameliyatın çift taraflı yapılması hem hastalara kolaylık verecektir hem de iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Daha ileri yaştaki hastalarda özellikle 75 yaş ve üzeri hastalarda çift taraflı diz protezi uygulanırken dikkat etmek gerekir. Şöyle ki bu hastalarda özellikle kardiyolojik açıdan çok iyi takip edilmesi gerekir. Bu hastalara çekilecek bir ekokardiyografi ile kalbin pompalama gücünü gösteren enjeksiyon fraksiyonu dediğimiz parametrenin %50'nin üzerinde olması çift taraflı diz protezi yapılması açısından daha doğrusu yapılabilirliği açısından bize büyük bir ip ucu sağlayacaktır.

Bu nedenle tek taraflı veya çift taraflı yapalım mı sorusunun cevabı hem hasta hem de hekimin birlikte karar verebileceği olası komplikasyonların hastaya çok iyi anlatılarak karar verilmesi gereken bir durumdur.

Özellikle bu tür hastalarda şunu da unutmamak gerekir; ameliyat sonrası enfeksiyon veya tromboembolik olaylarda ameliyat sonrası kan transfüzyonu gibi birtakım parametrelerin tak taraflı veya çift taraflı vakalarda değişebileceğidir. Dolayısıyla iyi bir cerrahi teknik, hızlı bir cerrahi teknik, hasta uyumunun iyi olması kardiyolojik açıdan bir problemin olmaması ve tabii ki yaş faktörüyle beraber diz protezi ameliyatları çift taraflı yapılabilir.

Ama uygun şartlar yoksa hiç bir şekilde zorlamamak gerekir aksi taktirde komplikasyonlara büyük oranda davetiye çıkaracaktır.

Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Erken Dönem

Diz protezi sonrası erken dönemi biz iki gruba ayırıyoruz:

Hastanede yatılan dönem ve hastaneden taburcu olduktan sonra ilk kontrolün yapılacağı ilk üç hafta şeklindedir.

Bu iki grubun ortak özelliği bu süre içerisinde diz ekleminin beklenen hareket açıklığına sahip olmasıdır. Nasıl sağlayacağız bu hareket açıklığını işte bu dönemde hastanede yattığımız süre içerisinde diz hareketlerinin başlaması erken dönemde mobilizasyon ve özelliklede eve çıktıktan sonraki dönemde de fizyoterapist tarafından önerilen hareketlerin eksiksiz bir şekilde yapılmasıdır. Aksi taktirde eğer, erken dönemde yani ilk üç hafta içerisinde hareket açıklığı bizim istediğimiz derecelere ki bu dereceler en az 120 derece olmalıdır kazanılmadığı taktirde hastaların ameliyat sonrası süreçlerinde son derece ciddi aksamalar meydana gelecektir. Çünkü diz hareket açıklığı, yani dizin yeterince bükülmesi ve dümdüz bir şekilde açılabilmesi, hastaların fonksiyonları açısından kaçınılmaz bir gerçektir. Şöyle ki hastaların merdiven inip çıkabilmesi, alçak bir yerde otururken kalkabilmeleri için, diz hareket açıklığının en az 120 derece açık olması gerekir. Aksi taktirde bu tür fonksiyonların yapılmasında çok büyük zorluklar çekilecektir. O nedenle diz protezi olacak hastaların erken dönemde kendilerini bekleyen en önemli süreç ve biz hekimlerinde kendilerinden beklediğimiz en önemli aşama hareket açıklığının kazanılmasıdır.

Bu konuda hem fizyoterapiste hem ameliyatı yapan hekime, eğer uyum içerisinde bir süreç geçirilirse hastaların ameliyat sonrası daha uzun dönemde memnuniyetleri kesinlikle artacaktır.

Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Ağrı Sebepleri Nelerdir ?

Diz protezi sonrası erken dönemde ağrı olması çok doğaldır. Çünkü özellikle ilk üç hafta içerisinde hem iyileşmekte olan bir yumuşak bir doku hem de hareket açıklığının kazanılması gereken bir ortam durumunda ağrı olması, ağrı beklenmesi çok, açıkçası şaşırtmaz. Ancak belli bir süre geçmesine rağmen diz ekleminde protez sonrası ağrının varlığı bizi bazı problemler konusunda uyarmalıdır. Özellikle hastaların uyanık olması gereken noktalardan biri şudur; Ağrıyla beraber şayet eklemde şişlik, kızarıklık, ısı artışı varsa bu bizim en çok korktuğumuz komplikasyonların başında enfeksiyonu aklına getirmelidir ve mutlak suretle araştırılması gerekir.

Şunu da unutmamak gerekir ki diz protezinde oluşabilecek her ağrı öncelikle enfeksiyonun ekarte edilmesini gerektirir. Enfeksiyon ekarte edilmeden diğer sebepler araştırmamalıdır. Enfeksiyon dışında neler olabilir? Tabii ki protezle ilgili. Protezin doğru bir teknikle yerleştirilmemesi hastanın kemiğine uygun boyutta konulmaması, hareket kısıtlığı ile beraberinde ağrıyı da getirecektir. Aynı zamanda ameliyat sonrası hareket açıklığının yeterince kazanılmaması tabii ki ağrıyla beraber birlikte seyredildiği zamanda bizleri son derece rahatsız edecek bir durumdur. Çünkü bu her ikisi de birbirine mekanizmayla etkileyebilen durumlardır. Ağrının olması hareket kısıtlamasını arttıracaktır. Hareket kısıtlılığının artması fiprojin dediğimiz yumuşak dokunun değişimine yol açacaktır. Fiprojin'ın varlığı yine ağrıyı tetikleyecektir.

Dolayısıyla ağrıyla beraber başka semptomların olması da son derece dikkati çekecek bir durumdur. Tabi diz eklemi sebepleri dışında yansıyan ağrı dediğimiz kalça bölgesinden veya bel bölgesinden kaynaklanan ağrılarında yine hastalarda olabileceği akla getirilmelidir. Kalça eklemi problemlerinde sinir dağılımı sebebiyle uyluk bölgesinin iç tarafından dize yansıyan ağrılar olabilir. Çok nadir olarak özellikle metal alerjisi dediğimiz bir durumla da diz protezi sonrasında bu ağrı ortaya çıkabilir.

Özelliklede metal alerjisi hikayesi olan hastalarda bu konuda ameliyat öncesi doktora bilgi verilmesi, seçilecek protezi de etkilemektedir. Çünkü metal alerjisi olan durumlarda daha farklı tasarımlarda protezlerin kullanılması artık günümüzde kabul edilmektedir. Çok düşük bir olasılık olmasına rağmen artık günümüzde kabul edilmektedir. Dolayısıyla böyle bir ihtimalde göz ardı etmemek gerekir